Karadağ Genel Bilgiler

Karadağ Dünyadaki İlk ve Tek Ekolojik Devlettir

Yeşil ile mavinin buluştuğu doğa harikası güzellikler sizi Karadağ’da beklemektedir. Karadağ’ın kara sınırı 614 km uzunluğundadır. Nüfusu  653,474  kişidir. Kuzeyde Bosna Hersek, Hırvatistan güney doğusunda Arnavutluk, kuzey doğusunda ve doğusunda ise Sırbistan sınırı bulunmaktadır. Deniz kıyısı uzunluğu 293 km dir. Karadağ topraklarında 2.800 in üzerinde bitki türü bulunmaktadır ve bunlardan 22 si bir tek Karadağ da görünmektedir. Başkenti Podgorica, ikincil başkenti Cetiniye dir. Halkın % 43 ü Karadağlı, % 32 Sırp, % 9 Boşnak, % 7 Arnavut, % 5 Müslüman ve % 1 Hırvatlardan oluşur. Karadağ sahilinin orta ve güney bölümü ( Budva - Ulcinj arası ) Adriatik kıyısının en güzel plajlarına sahiptir. Karadağ aynı zamanda birçok göle sahiptir. En büyüğü Skadarsko gölüdür, ardından Şaşko ondan sonrada Plavsko gölü gelir. Karadağ’da birçok nehir bulunmaktadır ve balık açısından olağanüstü zengindir. Karadağ’daki yüksek dağların granit kireçlilerim renkleri ile bütünleşen lacivert mavi denizin huzuru, hasta gözler için tavsiye edilen bir ışık spektrumu oluşturur. Karadağ sahillerinde deniz sezonu İspanya ve Fransa da kinden bir ay Karadeniz bölgesindekinden iki ay daha uzundur. 

Podgorica

Dünyada 40 dakikada denize ulaşabileceğiniz, ya da tersi istikamette 40 dakika ilerledikten sonra 2000 metre yüksekliğe ulaşabileceğiniz çok az şehir vardır. İşte böyle bir şehir Karadağ’ın başkentidir. Podgorica deniz seviyesinden 44 metrede, Zeta düzlüğünde yer alır. Yaz sıcaklığının 42 dereceye ulaştığı Podgorica Avrupa’nın en sıcak şehirlerinden biridir. Kentin nüfusu yaklaşık 180,000 ve ülkedeki neredeyse her üç kişiden biri bu şehirde yaşıyor. Şehir iki nehrin ( Ribnica ve Moraca) birleştiği noktaya kurulmuş. Podgorica'da Osmanlılardan kalan bir kaç parça eser Ribnica'nın güney kıyısında yer alıyor. Yeni şehir Moraca'nun batısında kurulmuş. İki yakayı birleştiren beş köprü var. 

Herzog Novi

Herzog Novi aynı zamanda bir açık hava egzotik bahçesidir. Igalo Ilıcasıyla, bütün Adriatik kıyısındaki rekor seviyede ılıman iklimiyle ve şubat ayında uzaklara nam salmış Mimoza Bayramı ile tüm 12 ay boyunca seçkin turistlerin sığınağıdır. Kış aylarında çok yağış alır. Yaz ayları sıcaklık ortalaması ise 25 derecedir. Bu küçük şehirde görülecek yerlerin tamamı surlarla kaplı eski şehir bölgesinde yer alır. En büyük özelliği ise Mimoza ağaçları bolluğudur. Turizmi canlandırmak için pek çok konser ve festival düzenlenmektedir. 

Tivat

Tivat, Kotor Körfezi merkezinde yer almaktadır. Coğrafi konumu iklimi ve doğal güzellikleri Tivatı ilgi çekici turistik bir yer haline getirmiştir. Venedik döneminden kalma yapılarla

karşılaşmak mümkündür. Kanadalı Milyarder Peter Munk ,Tivatta inşa ettirdiği Porto Montenegro bu şehrin dünyada kendinden söz ettiren Mega Yat Marinası haline gelmesine sebep olmuştur. Tivat Botanik Bahçesi de görülmeye değer güzellikler içerir. Karadığın diğer sahil şehirleri gibi yazın hareketli bir gece hayatı sunmaktadır. Merkezinin harika olmasına rağmen asıl güzellik çevresinde bulunuyor. Tivat merkeze geldiğinizde sizi trafiğe kapalı bir sahil şeridi karşılayacaktır. Genelde kafeler bu alanda yan yana sıralanmış durumda. Sizde manzaranın tadını palmiye ağaçlarının altında bu kafeler de oturarak çıkartabilirsiniz. Tivat’ ta hava alanı bulunmakta fakat özel jetler yada bazı hava yolu firmaları hizmet veriyor buraya.

Kotor

Kotor, Lovçen eteklerinde, Kotor körfezinin güneydoğu kısmında yerleşmiştir. Şehrin tarihi merkezi üçgen şeklinde küçük bir alana kurulmuştur. Arnavut kaldırımları ile birlikte dikkat çeken en güzel şehirlerden biridir. Eski şehir içerisinde güzel kiliseler bulunmakta, kafelerle süslenmiş mekânlarda bir kadeh içki içip keyif yapmak mümkündür. Tamamen farklı bir havası var buranın. Biraz masalsı, biraz mistik. Etrafı surlarla kaplı bir yer. İçeriye motorlu araçlar girmiyor, giremiyor. Bir de dar sokakları ve güzel mimarisiyle içerisinde gezerken sanki oyuncak bir evin içerisindeymişsiniz gibi hissedersiniz. 

Budva

Budva bir antik efsanede anılan ilk Karadağ şehridir. Sofokles, Budva dan İlirlerin şehri diye bahseder. Rivayete göre Budva, Fenikelilerin kralının oğlu, Teba dan kovulan Kadmo tarafından kurulmuştur. Budva Karadağ turizminin merkezidir. Adriyatik Denizi kıyısında yer alan Budva çok iyi korunmuş Orta Çağ duvarları ile örülü bir eski şehre sahiptir. Birçok sahili ve plajları ile daha çok gençlerin ilgisini çekmekte olsa bile tüm turistlerin ilk uğrak yeri ve gelişmeye çok açık bir şehirdir. Kentte bulunan Surların Osmanlı saldırılarına karşı yapıldığı söylenmektedir. Hem çok zengin 2500 yıllık bir tarihe sahiptir hem de muhteşem sahilleri ile aynı zamanda bir deniz destinasyonudur.

Balkan ülkelerinden Karadağ ’ın en popüler turistik şehri olan Budva, nefis kumlu upuzun plajları, şahane koyları, kayalıkları, küçük adaları ve oldukça renkli geçen gece hayatı ile “Karadağ’ın Miami’si” olarak biliniyor. Yaz sezonunda Budva’nın plajları, Avrupa’nın dört bir yanından gelmiş tatilcilerle dolup taşıyor. Şehir özellikle Alman, Hollandalı ve İngiliz gençlerin favori rotalarından biri. Plajları, tarihi eski şehri ve hareketliliğiyle gençlerin tüm beklentilerini karşılıyor.

Petrovac

Karadağ şeridinde, Budva nın güneydoğusunda bir şehirdir. Yerleşim yeri, Venedikli kale Kaştel Lastve kenarında gelişmiş, 1919 yılına kadar bu isim yerleşim yerinin tamamı için kullanılmıştır. Efsaneye göre, Sveta Nedelja klisesi denizcilerin ayırdıkları parayla inşa edilmiştir. 

Bar

Bar şehri ülkenin ana limanıdır. Bu liman Avrupa’nın bu kısmındaki en büyük limanlardan birisidir ve hem Karadağ hem de bölge için büyük ekonomik öneme sahiptir. Dünyanın en eski zeytin ağaçlarının bulunduğu Bar şehri aynı zamanda 9. cu yüzyıldan kalma bir kaleye sahiptir. Öncelikle Bar şehri adını İtalya’da bulunan “Bari” şehrinden almaktadır. Bu şehrin Karadağ için önemi İtalya ve Yunanistan’a giden, gelen gemilerin burada bulunan limandan kalkıyor olması. Yani Bar şehri, Karadağ’ın deniz yoluyla dünyaya açılan kapısı. 

Ulcinj

Ulcinj Adriyatik kıyısının en güney ucunda bulunmaktadır. Şehrin ilk kurulan kısmı 1444 yılında şiddetli bir deprem sonucu denize gömülmüştür. 30.000 nüfusa sahip plajları ile ünlü bir yerleşim merkezidir. Burada Osmanlılar yaklaşık 300 yıl hüküm sürmüşlerdir. Balkan coğrafyasında yaşamın başladığı en eski şehrin Ulcinj olduğu söylenmektedir şehirde ilk yerleşim İlirya’lılar tarafından MÖ 4. yüzyılda başlamış ve devamında Roma, Bizans, Venedik ve Osmanlı egemenliğinde kalmış. 1878 Berlin Kongresinden sonra ise Karadağ’a bağlanmıştır. Arnavutluk sınırında bulunan Ulcinj’de 12 bin kişi yaşamaktadır ve şehir nüfusunun büyük bölümü Arnavut Müslümanlardan oluşmaktadır. 

Cetinje

Karadağ’ın eski başkentidir. Lovçenin eteklerinde denizden 680 metre yüksekliktedir. Knjazev dvorac ( prens sarayı ), Hükümet sarayı ve Cetinje deki en güzel bina 1910 yılında inşa edilen Fransız büyükelçiliği binasıdır. Şehrin meydanında 1839 yılında yapılan Biljarda adlı saray bulunmaktadır. Saray adını Njegoşun yurt dışından gelen önemli misafirleri ile oynamayı sevdiği bilardo dan almaktadır. Osmanlı üç defa Çetinje ye girmesine rağmen şehri tam anlamıyla hiçbir zaman ele geçirememiştir. 

Milli Park ve Kanyonlar

Karadağ’da dört milli park bulunmaktadır. Skadarsko Gölü, Lovçen, Bıogradska gora ve Durmitor. Tara kanyonu, Kotor şehri ve Durmitor UNESCO koruması altındadır. Skadarsko Gölü balkanların en büyük gölüdür ve 40 adaya ev sahipliği yapar. Av için kuş bolluğu, balık avlama alanları bu göle yerli ve yabancı avcıları, turistleri, balıkçıları ve ornitologları çekmektedir. Karadağ’ın kuzeyi aralarında verimli vadilerin sıkıştığı nehir kanyonları ve dar geçitlerle kesilen dağlık alanlardır.